Top 10: Beach House // O kadar mutluyum ki!

bi heart of chambers, darling, take care, other people.. koyamadım. bir gün top 20’ye gecersek, editleyecegim.

Tamburada ~ Yaz Müziği

tumblr’da yazdıklarım cok melankolikmiş. eveeet, cünkü ben burada cok öyleyim. söylüyorum, tumblr’ı cok günlük olarak kullanıdıgımı.

bu gecede cok atarlıyım, cok mutsuzum, bıraksalar üç gün ağlayabilecek potansiyele sahip bi haldeyim. ve bunu yine bir şarkı ile ifade ediyorum headswillroll’da.

neden? cünkü bütün korkunc hallerimi ben burada hikayesi olan şarkılar ile yazıyorum.

yeniden hoşgeldiniz! 

(Source: youtube.com)

reklamalemi:

Bomonti
Tarihe meydan okuyan bira
The beer that challenges history.

reklamalemi:

Bomonti

Tarihe meydan okuyan bira

The beer that challenges history.

öyleymiş. bikaç kişi dışında şaşırmadım degil.

öyleymiş. bikaç kişi dışında şaşırmadım degil.

Hole - I’m So High 

diyordular..

(Source: youtube.com)

buildingshares:

YORA

17 Mayıs’ta Ghetto’da kaçırılmayacak albüm lansman konseri ve kalbimizde ayrı yeri olan YORA‘yı, Akif Ercihan Yerlioğlu, Uygar Çehreli, Büşra Yalçınöz, Burak Özkök, Fundagül İnce, Emir Erünsal ve Ozan Tekin oluşturuyor. Gitar/vokal’de Akif Ercihan Yerlioğlu ile mini bir röportaj yaptık.

17 Mayıs konseri için ayrıntılı bilgi için facebook sayfasından ulaşabilirsiniz.

YORA’ya dair herşey için; yoraistanbul.tumblr.com


Kısaca YORA’dan bahseder misin?

YORA, 2003’te Uygar’la (Çehreli) başlangıç adımlarını attığımız, sonradan genişleyip yedi kişilik bir gruba evrilen bir macera. Uygar’la liseden tanışıyoruz. Gitar çalmayı ufak ufak kotarmaya başladığımız zamandan itibaren karşılıklı paylaşımlarla onları beste haline sokma gayretine girmişizdir. Daha sonraları, diğer enstrümanların da eklenmesiyle grup müziğinin farklı tatlarına sahip olduk. Üyelerde değişiklikler oldu ama son haliyle benim dışımda, gitarda Uygar, bas gitarda Büşra Yalçınöz, davulda Burak Özkök, geri vokalde Fundagül İnce, tuşlu çalgılar ve geri vokalde Ozan Tekin ve saksafonda Emir Erünsal var.

İki EP yayınladık daha önce: “Karşılaşma” ve “Bugün”. En sonunda ilk stüdyo albümümüz “Gün Sözleri” de bu ay içinde müzik marketlerde olacak.

YORA hangi yönünü yansıtıyor, ortaya çıkarıyor?

Birlikte yapılan müzikten tutun da müziğimizi yansıtan bir konser afişinin, posterin oluşturulmasına kadar sıfırdan üretilen, paylaşarak yapılan bir işin parçası olmak çok iyi hissettiriyor. Kontrollü bir narsizm gibi sanki, egoyu kontrollü bir şekilde besliyor… Biraz bu yanımı yansıtıyor sanırım YORA’da olmak. 

Şu anda belli olan konser tarihleriniz hangileri?

17 Mayıs’ta ilk stüdyo albümümüz “Gün Sözleri”nin lansmanı olacak. Yakındaki ilk konser Ghetto’da 21:30’da başlayacak olan bu lansman konseri. Henüz netleştirmediğimiz birkaç konser daha var. 22 Haziran’da Peyote’de sahne alacağız, en belirgin olan tarih…

YORA için gelecekte neler hayal ediyorsun?

Sürekli yeni şeyler deneyen bir müzik çizgisi ve farklı müzisyenlerle ortak çalışmalar.

Müzik ile uğraşmaya ne zaman, nasıl başladın?

Müzik dinleyicisi olarak benim için yoğun bir çeşitliliğin başladığı dönem ortaokul dönemimdir. Lisede gitarla haşır neşir oldukça da üretim tarafına geçtim yavaş yavaş. Zaman içinde üretken müzisyenlerin hem dostluğundan, hem deneyimlerinden çok şey öğrendim, diyebilirim.

Grupça yaşadığınız bir anıyı dinleyebilir miyiz? 

Aklıma ilk gelen şeyi anlatayım. Bir yardım konserinde çalacaktık. Gece boyunca birçok farklı sanatçı sahne alacaktı. Ufak bir tiyatro sahnesinde mütevazi bir etkinlikti. Sakin grubu ve biz de gecenin sonuna kalmıştık. Onlar da biz de çabucak çalıp gitme derdindeydik. Seyirci giderek azalıyordu. O aralar çok tanışmıyorduk, biraz gerginlik bile olmuştu. :) “Hayır abi, sonuncu sizsiniz” diye karşılıklı çekişmiştik. Şimdilerde kendilerini çok severiz. 

Kimlerden ilham alıyorsun: 

Aslında ilham kaynakları çok çeşitli, zaten bunu bir havuz gibi görmek daha yerinde olur herhalde. Farklı mecraların akıp birleştiği ve çoğu zaman bilinç dışı bir yerden sizi besleyen bir havuz. Edebiyat, sinema, etrafınızda olup bitenler ve tabi müzik… Müzikten bahsedecek olursak, Sufjan Stevens, Radiohead, Jaga Jazzist, David Sylvian, Phoenix, Fleet Foxes, Metronomy, Bloc Party, Erkan Oğur, Timur Selçuk geliyor aklıma. 

Kiminle beraber aynı sahnede olmak istersin?

Sufjan Stevens, Erkan Oğur.

Ölmeden önce yapılması gerekenlerden biri: 

Live Aid’de sahne almak. 

Bu aralar seni en mutlu eden şey nedir? 

Sevdiğim insanla içinde bulunduğum anı hissetmek ve şükretmek. 

Bu aralar canını en çok sıkan nedir?

Birçok şeyin mantık silsilesinde işlememesi.

Bunu okuyanlara ne söylemek istersin? 

Bahar geldi.

Crystal Castles - Vanished

crystal castles’ın bile nostalji gibi geldiği günlerdeyim. ah ahh.

(Source: youtube.com)

Professor Green ft. Maverick Sabre - Jungle

rap keşiflerim bitmiyordu :(

(Source: youtube.com)

Beach House - Bloom

Son albümleri, Bloom’u bir dinleyin. Sonra bir daha dinleyin. Sonra bir daha dinleyin. Sonra yine dinleyin. Sonrasında ne oluyor hatırlayamadım.

WISHES ayrı favorim oldu bu albümün. Pek yakında Avaz’a albüm incelemesi gelecektir.

Haydi dinleyin!

Pulp - This Is Hardcore 

gercekten hardcore! şu saat oldu hala hangover’lıktan kurtulamadım ancak bir sınav atlatmış bulunuyorum, 1 saat sonra ise math 106 sınavım var!

this is hardcore degil de ne?

(Source: youtube.com)

Top 10: Beirut // bi top 20 degil

Gorillaz - Feel Good inc. 

ay hadi öyleyse klasiklerden bir: FEEL GOOD

guitar hero günlerimi de hatırlarım ayrıca :( 

(Source: youtube.com)

düsünüyorum vol.3

aslında cokta düşünemiyorum. tam olarak düşlüyorum keşke şöyle olsaydı,böyle olsaydı harikaydı, aman o da olsaydı şahaneydi diye.

ne oldu nasıl oldu da onca tecrübeye rağmen aynı şeyleri tekrarlayabiliyor bu beyin dediğimiz varlık. ve sanırım bu pek beyin, algı, duyu ile ilgili bir şey degil. ne kadar yaşasan da, acısını ne kadar çeksen de doyuramıyorsun. daha cok istiyor aynı acılardan, kederlerden beslenmeyi.

hani bir de tek bir bakışın saatlerce akılda kalması, her sigara yaktığında o bakışı hatırlaması var ya. işte o var ya. amks. dalga geciyor seninle adeta. gün icindeki bütün görüntülerden sadece onu mu yakaladın be kardeşim diyorsun. işte o an kalbinle mi konuşuyorsun yoksa beyninle mi anlamıyorsun. 

hani bir de psy 101’den kalacagım ihtimali de buna eklendi bugun.

her şey bu kadar da kötü olamaz canım ahahah! tepkileri de bi yere kadar.

yani diyecegim, bugun aslında düşünmüyorum; tepki veriyorum çeşitli şekillerde. düşünsem belki sadece bir düşünce balonunda kalacak ama işin reaksiyon verme kısmı sınırları zorluyor.

yine bir zamanlar müzik blogu olan tumblr’ıma ben yine günlük edasıyla yazdım. nedense iyi de geliyor diyorum. ama daha cok şarkılarda tumblr’ı ziyaret etme umuduyla.

yaz geldi!

Mayıs Takvimi: Festival Arefesi // kader utansın!

The Kooks - Naive 

hey gidi!

dogum günü yaklaştıkça hüzünler sarıyor dört bir yanımı.

(Source: youtube.com)